Çekme Karavanımla Kekova’nın Dar Sokaklarında

 

Bazen sadece gitmek isterdim, isterdim de nerde kalacağım zevkime ve keseme göre bir yer bulabilirimiyim diye düşünürdüm. Ama bir karavanım olunca hele de bu karavan Çekme Karavan olunca bütün bu sorunlar bir anda yok oldu.

Kendimi ve hobilerimi yanıma alıp karavanımı takıp arkama düştüm yollara. Çünkü banyo, tuvalet, mutfak , yatak herşeyim vardı artık. Yapmam gereken tek şey nerde uyanmak istediğimdi.

Bir çok yerde konakladım ama beni en çok Antalya iline bağlı Kekova etkiledi. Kayalık bir ada Kekova,  Çekme Karavan ile manevra yapmak zor olsa da deniz kenarında konaklıyacağım bir yer buldum kendime.

Masamı,  hamağımı ve şezlongumu karavanımın önüne yerleştirdim. Önce birşeyler atıştırıp sonra ufak bir tura çıktım. Sakinliği, sessizliği ile insana huzur veren Kekova da, içinde batık kenti ve mavinin her tonu ile Simena yani Kaleköy antik kentini saklıyor.

Akşam Balık keyfi ile yakamozları izledim, hiç istemesem de yol yorgunluğundan dolayı artık uyumam gerekiyordu. Karavanımın rahat yatağında deliksiz bir uyku sayesinde sabah erkenden uyandım. Herkes uyurken doğanın sesini dinleyerek yürüyüş yapmaya bayılırım. Yürüyüş kahvaltı derken antik batık şehir tur saati gelmişti.

Altı camlı tur teknesi ile  kültür kokan bir gezi sonucunda yeni şeyler gördüm.

Tur rehberinin verdiği ve benim yaptığım küçük bir araştırma ile; Sadece Antalya’nın değil, tüm Akdeniz dünyasının en temiz denizine sahip olan Kekova ve çevresinin bu temizliğini tartışmasız koruma altına alınmış olmasına borçlu olduğunu, bu konuda yabancı ziyaretçilerden büyük takdir kazandığını,  Ada’nın, kenti perde gibi Akdeniz’e karşı koruduğunu; denizcilerin sığınak yeri, gemi inşaa ve onarım üssü olarak kullanıldığını ve bugün “Batık Kent” olarak adlandırılan adanın kuzeybatı kıyılarındaki kalıntıların en az İ.Ö. 5. yy.dan beri ticari ve askeri üs olarak kullanılmış olduğunu öğrendim.  Ayrıca Tersane koyunun hem yüzülebilecek bir yer, hem de Bizans Dönemine ait Bazilika Apsisi ile arkeolojik kalıntıların en yoğun yer  olduğunu da. Sadece bu köşedeki yapıların su altında kalmış olmasının, büyük bir ihtimalle deprem sonucunda adanın bu köşesinin anakaraya doğru yatmasıyla meydana geldiği bilgisi verildi. Yorucu olan bu gezi sonrası karavanım da aldığım duş sonrası hamakta güzel bir şekerleme yaptım. Kahve eşliğinde şezlongta yaptığım kitap keyfi de bonus oldu.

Bütün bu güzellikleri ilk yerli karavanımla yaşadım , seyahat esnasında zaman zaman zorlandım,  bir daha oraya daha küçük bir karavan ile giderim diye düşünüyordum ki bu düşüncem yeni ithal karavanıma sahip olmam sayesinde değişti. Özgürlük sınırımı ortadan kaldıran Adria Türkiye’ye yani Adria markasını Türkiye’ye taşıyan Aydos Karavana teşekkür ediyorum.
 

Hakkında AYDOS KARAVAN

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

karavan
karavan