Adria İle Yollarda

Adria İle Yollarda

Antalya :

İstanbul’dan başlayıp Afyon üzerinden Antalya’ya uzanan Kaş,Fethiye, İzmir, Ayvalık, Çanakkale güzergahından karşıya geçerek Tekirdağ bağlantılı tekrar İstanbul’da sonlanan bir çekme karavan macerasına hoşgeldiniz. Ben şehirleri yazarken yoruldum, seyahatin su gibi akıp gitmesi ne hoş. Soğuk bir Mart ayında bir sabah “Baharı beklemeye gerek yok, çekme karavanımla yolculuk yapmalıyım.” kalp atışlarıyla uyandım. Ön hazırlık yaptıktan sonra yağmurlu bir İstanbul sabahında yola çıktım. Kimi yerde sağanak şeklinde yağan yağmurda ilerlerken, aklımda konaklayacağım yerler, aheste aheste yol almaya başladım. Bilecik civarında havada bir değişim farkettim ancak pek oralı olmadım açıkçası. Ne zaman Afyon’a yaklaşmaya başladım kar taneleri ufak ufak atıştırmaya başladı. Kar taneleri tipi şeklini alıp “sen mi güçlüsün, ben mi…!” edasıyla görüş alanımı kapatmaya başlayınca Varan dinlenme tesisinde o gece konaklamaya karar verdim. Tesiste çayımı içip, karnımı doyurduktan sonra biraz dinlenip uyumak için karavanıma geçerken, kar biraz daha kuvvetli yağmaya devam ediyordu. Sabah kalktığımda karşılaştığım o güzelim manzarayı hiçbir zaman unutmayacağım. Arabasıyla mahsur kalan bir şoför benim o sevinç çığlıklarımı görse, eminim yaş odunla beni kovalardı. Koca bir beyazlığın içinde, sanki pamuklara kendini bırakıyormuş gibi son dönemde videolarını izlediğim panda misali yuvarlanmaktan alıkoyamadım kendimi. Çayımı tesisten temin edip kendime mükellef bir kahvaltı hazırladım. Bu havada ilerlemem doğru olur mu? şüphe ve tedirginliği içinde durmak yok yola devam düşüncesiyle hareket ettim açıkcası. İyi ki de devam etmişim. Antalya’ya yaklaşmaya başladıkça hava yavaş yavaş düzelmeye başladı. Limana doğru ilerlediğimde tepemde göz alıcı bir güneş, şaşkınlıkla ve mutlulukla limanda kalabileceğim uygun bir yer aramaya başladım. Antalya ile ilgili kısa bir bilgi vermek isterim. Antalya Türkiye’nin en kalabalık beşinci şehri, altıncı büyük ilidir. Buradaki ekonomik hayat büyük oranda ticaret, tarım ve turizme dayalıdır. Helenistik dönemde Bergama Kralı II. Attalos (MÖ 159-138), askerlerine "Gidin ve bana yeryüzündeki cenneti bulun." der. Askerlerinin gösterdiği yeri (bugünkü Antalya) beğenen II. Attalos, bölgenin stratejik önemini dikkate alarak buraya bir liman şehri kurdurur ve kent, kurucusu Attalos'un adına binaen "Ataleia" olarak adlandırılır. Şehrin adı eski Arap kaynaklarında "Antaliye", Türk kaynaklarında ise "Adalya" olarak geçer. Yerleşme, 20. yüzyılın ilk çeyreğinden başlayarak "Antalya" olarak adlandırılmıştır. Şimdi maceramıza geri dönmemiz gerekirse limana yakın otoparkta görevlininde desteğiyle konaklamaya karar vermiştim. Karnım çok acıkmıştı üstelik, soğuk bir beyaz şarap eşliğinde Mart ayında güneşin o güzel sıcaklığından yararlanmak istedim. Buz gibi şarabımı yudumlarken, yüzümde beliren sinsi gülümseme o anda bana “ne şanslı adamsın, iki mevsimi neredeyse bir günde yaşıyorsun” düşüncelerini geçiriyordu.

 

 

 

Adria’am ne de güzel görünmeye başladı gözüme. (Hayallerime ulaşmamı sağlayan karavanım Atlas, tanıştırayım sizi) Kaydadeğer düzeyde yabancı turist vardı etrafımda, karavandan çıktığımı gören iki çift ile bu kültür hakkında koyu bir muhabbete girdik. Karavan kamp alanlarının yetersiz ve koşullarının kötü olmasından kaynaklı ülkemize karavanla seyahatte cesaret edemediklerini dile getirdiler. Elbette istedikleri yerde benim gibi konaklayabilirler ancak karavan kamp alanlarında kendilerini daha güvenli hissediyorlar, bunu da ayrıca belirttiler. Yurt dışında bulunduğum dönemlerde gezdiğim karavan kamp alanlarını hatırlayınca kendilerine hak verdim ve bir o kadar da şu güzelim ülkemde yurt dışı standarlarını karşılayacak bir karavan kamp alanımız olmadığını hatırlayınca üzüldüm. Söylemeden geçemeyeceğim, çekme karavanda yaşadığım en büyük rahatlık aracımın özgür olması. Adria’mın dan önce kiraladığım motokaravanda bu konuda çok zorluklar çekmiştim. Keza motokaravanda alan bir çekme karavana göre daha daralıyor. Aracınızın motoru kuvvetli ise rahatlıkla çekme karavanla yol alıyorsunuz. Kiraladığım motokaravanda motor gücünden dolayı yollarda sıkıntı yaşamıştım. Uzun yol şoförleri bana imalı kornalarla selam vermeyi unutmamışlardı. Bu deneyimden sonra çekme karavanın bana daha uygun olduğuna karar verdim. Motokaravanlara uygulanan ÖTV oranlarını duyunca çekme karavan konusunda ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım.

 

 

Seyahatime geri dönersek, hafif pembeleşen yanaklarımdan ve havanın kararmasını da fırsat bilerek dinlenmek için karavanıma çekildim. Oturma grubumda kitabım elimde keyif yapmak tek istediğim şeydi. Ancak yol yorgunluğu ve aldığım güneş ışınları sayesinde gözümde gözlükle bir rüya alemine daldiğımı gece yarısı uyandığımda farkettim. Yatağa kendimi zor attığımı hatırlıyorum. En sevdiğim şeylerden biride gözümü acamayacal durumda uyku haliyle vücudumun ağırlığını yatağa bırakıp rüyalara dalmak. Yarın ilk işim Antalya sokaklarını, kalesini ve Kaleiçi’ni gezmek olacak.Sonra ver elini antik yerleşimlerine hayran olduğum Kaş olacak.

Hakkında AYDOS KARAVAN

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

karavan
karavan